Leander’in hikayesi 1998 yılında Danimarka’da başlar… Eski bir marangoz olan Stig Leander, kızı ikiz bebeklerine hamile kalınca onun için kendi elleriyle bir beşik yapmaya karar verir. İlk aklına gelen soru “Acaba daha önce hiç kimse, bebeği sakinleştiren ve gelişimini etkileyen bir beşik yapmış mı?” olur. Stig Leander, daha önce kimsenin görmediği bir şeyi görür… Hem tasarım, hem de fonksiyon anlamında kullanıcısına yeni bir şeyler sunacak bir beşik fikri ile yola çıkar ve şimdi ikonik tasarımı ile bir fenomen haline gelen “Leander”i tasarlar… Önce Danimarka’daki tasarım butiklerinde satılmaya başlar, ardından 40 ülkede satışı yapılan bir dünya devi haline gelir. Leander’i bu kadar vazgeçilmez kılan özellikleri, yalın İskandinav çizgileri, ürün kalitesi ve güvenliğine verdiği önem ve değişip dönüşerek nesiller boyunca evinizin vazgeçilmez bir parçası olacak bir mobilya olmasıdır…